Cuma, Haziran 23, 2006

oldu,


















oldu, evet çok güzel oldu...

Pazar, Haziran 11, 2006

öküz

dünya bir öküzün boynuzları ucunda duran mekan değildir, tersine dünya bir eşşeğin üzerine tüm cesametiyle kurulmuş öküzün ta kendisidir. elinde bir sopa ve ucuna astığı havuçla eşeği koşmak için kandırdığını sanarak kurulduğu yerde yaptığı işi unutup karşısında duran havucun azdırmasıyla eşeğin üzerinde tepinen garip bir yaratık. çektiği acıyla, bağlandığı kazığın çevresinde deli gibi koşturan eşeğin gözleriyse kopmak üzere olan ipten başka birşey görmüyor...

Cuma, Haziran 02, 2006

soğuk oda

dört masanın önlü arkalı dizilmesiyle oluşturulmuş büyük bir masa, üzerine önce beyaz sonra üniversite mavisi ve daha küçük bir örtü serilerek oluşturulmuş gerekli ifadesizlik, arkasına dizilmiş, ciddi bir ifade takınmış, yaşını başını almış insanlar ve karşı duvar önünde duran çizim masaları arkasına dizilmiş insanların oluşturduğu bir toplantı. dinleme durumunda bulunanlar arasında rahat olmaya çalışarak konuşulanları içimden tekrarlayarak anlamaya çalışıyorum. listeler, yapılan hesaplar, sorumluluk almamak için önceden açıklanan kuralların sıralandığı bir toplantı, sınıfın duvarlarında yankılanan her söz kafamın içinde de yankılanıyormuş gibi hissediyorum, kurallar ardından liste bir kaç karışıklık sonrası okunmaya başlıyor, seslerine tarafsız bir ifade kattıkları halde tanıdığınız insanların o anda ne düşündüklerini dahası ne hissettiklerini anladığınızı zannediyorsunuz ve bundan hiç şüphe duymuyorsunuz, liste okunuyor ve çabucak bitiyor farkına varmadan ve şimdi ne olacak duygusu kaplıyor içimi, bu kadar tarafsız bir sunumun ardından bu kadar insan, birlikte sarfettikleri bunca emeğe rağmen ne paylaşabilecekler, bir iki temennî cümlesi bu gereksiz töreni sonlandıracak aslında, bütün tahmin edilesi cümleler kuruluyor ama dağılmadan önce çok da resmiyet içermeyen ve kurulması için uzun çaba harcanmamış gibi duran yine de söylenişinde sezilmesi hiç de zor olmayan bir samimiyet barındıran bir iki cümle insanların içlerindekini dökmesine yetiyor yine çok anlam ifade etmiyo cümleler ama gerçekten birbirlerinin gözlerine bakmaya başlıyor insanlar ve olmadığı sanılanları bile görüyorlar, kendi farketmediklerini bile, artık her sene farklı figürlerle tekrarlanan sıradan bir törenin dışına taşıyor toplantı ve tam yerinde sonlanıyor, akıllarda sadece bu ânın kalmasını istercesine.

bu müzenin orta bahçesinde bir temmuz sabahı gece uyuyamamaktan şişmiş gözlerimizle sıcak bir çay içmek istiyorum ve ardından atölyeye geçip dokuma yapan teyzelere ip tutmak istiyorum...


Cuma, Mayıs 19, 2006

herkesin kitabı

















ben çok filim seyretmem ama sanırım bu kitabı bir kaç kez okumuşluğum var...

Salı, Mayıs 16, 2006

eleştiri

orjinal olduğu sürece eleştirinin hayatı doğruya yönlendirdiği kanısındayım. zeka parıltısından ve espriden yoksun eleştiriyse insanı içinden kemiriyor. şu aşağıda görünen işlerle uğraşırken harcadığım zaman beni mutlu ediyor ve yaptığım her işi bunca yıl sonra böylesi vakit sarfederek yapabilmek istiyorum. belki çok fazla iş yapmış olmayacağım ama üzerinden dört yıl geçtiği halde yaptığım iş hoşuma gidiyorsa buna değer diye düşünüyorum.


Pazar, Mayıs 07, 2006

teşekkürler











bu kadar mutluyum işte

Cuma, Mayıs 05, 2006

patates püresi

kocaman haşlanmış bir patates olsam ve sen de ezsen beni püre haline gelinceye kadar ve üstelik sapını da ben tutuyor olsam, dandik plastikten yapılmış sapını, sonra bünyem daha fazla yumuşayamaz hale geldiğinde seni üzerime vurmaktan usanıp süt eklesem bu bulamaç içine ve tereyağ eritip koysam bir de, bütün gücümle ezsem kendimi bütün gücümle ve güzel bir patates püresi olsam, geride ne sütten ne tereyağından ne de patetesten bir iz kalmasa, bana bakanlar seni de göremese, başka hiç bişey göremese yenilecek bir bulamaçtan başka, çok güzel bir patates püresi olsam ve bütün hünerimi sana borçlu olsam...

Çarşamba, Mayıs 03, 2006

büyük, çok büyük

büyük boşluk! çok seviyorum seni, dar gelme bana, henüz o kadar şişmanlamadım...

Pazar, Nisan 30, 2006

giriş - ders 1

gereksiz işler platformu olduğunu düşündüğüm bu alanı oluşturmamda emeği geçen tüm gereksiz elemanlara sonsuz teşekkürler, beni sizler vâr ettiniz ve gebertiyosunuz gülmekten... GEreKsizce... Bak bu büyük küçük harfler de gereksiz oldu mesela... Ama deminki cümlenin ayrı yazılması gereken 'de' ler (hani şu dahi anlamına gelenler) hakkında bir örnek teşkil ettiği için gerekliler listesine alınmasını rica ediyorum beyfendi... Bu son gelenin de bitişik yazılması gereken 'ki' lere güzel bi örnek olduğu kanısındayım. BaK yine 'de' geldi... Bu büyük yazılan 'k' nın da gereksiz olduğu kanısındayım. Sen öyle san bi kere BaK komisyonu diye bişey vardı savaşa karşı gelen bi grup, ellerinde bi güçleri yok ama olsun seslerinin elverdiği ölçüde bişeyler yapmaya çalışıyodu arkadaşlar, hem senin site yapıcağın da yok ben BaK platformunun yaptığı eylemde çektiğin fotoğrafları burda yayınlıyacam... Ben sevmedim onları ama madem istiyosun buyur hem senin gibi bi miskinin bu işi de kotarabileceğini hiç sanmıyorum... Görürsün sen bütün pis işlerini dökcem ortalığa, topla bakiim arkamı da gör gününü, tabi becerebilirsen...