Kasıtlı Mazlumlar
Katliamın sürdüğü günler, gözler önünden resimler akıp duruyor, sesler, cümleler, yorumlar, haykırışlar...
Tarık Ali'nin Sheakespeare'in Venedik Taciri'nden değiştirerek yaptığı alıntı şöyle;
“Ben bir Filistinli'yim. Gözlerim Filistin gözleri değil mi? Ellerim, organlarım, boyum posum, hislerim, sevgilerim, tutkularım Filistinli değil mi? Aynı bir Yahudi gibi ben de aynı gıdayla beslenip, aynı silahla yaralanıp, aynı hastalıklara yakalanıp, aynı ilaçlarla sağalıp, aynı kış ve yazla üşüdüm ve terlemedim mi? Bizi vurursanız, kanamaz mıyız? Bizi gıdıklarsanız, gülmez miyiz? Bizi zehirlerseniz, ölmez miyiz? Ve bizi aldatırsanız, intikam almayacak mıyız? Eğer biz siz geri kalanlara benziyorsak, sizin yaptığınızı yapacağız.. bize öğrettiğiniz vahşeti ben de yapacağım; ve zor olacak, ama gidişatı düzelteceğim.”
(Tarık Ali, The Guardian, 30 Aralık 2008)
Ceyda Karan isimli bir gazeteci de şunu söylemiş;
“Ezilenler, ezemedikleri için değil, ezmedikleri için mazlumdur. Bu yüzden onların ruhu vardır.”
Ruhsuz bir dünyanın ruh sahibi olanları görebilme yetisi olmuyor...
kör ve kalpsiz...
ve dilsiz... ve vurdumduymaz...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder